Narlıdere Life

Kırsala yerleşmek sizi mutlu edecek mi?

Özellikle son yıllarda kentlerde yaşayanların birçoğu kırsala yerleşmenin özlemini çekiyor. Bu özlemin çok sayıda haklı sebebi var. Giderek artan nüfus yoğunluğu, betonlaşma, trafik, hava kirliliği gibi çevresel sorunlar, apartman dairelerinde, komşuların gürültüsü, sakinler arasındaki anlaşmazlıklar, ortak alanlardaki paylaşım sorunları, bir arada olmanın getirdiği sosyo-kültürel çatışmalar, aidat ödemeleri ile ilgili sıkıntılar, mangal yasağı, evcil hayvan yasağı, yüksek sesle müzik dinleyememek, gibi kısıtlayıcı kurallar ile doğaya yakın olma arzusu, kırsala olan özlemi artıran başlıca unsurlardan sayılıyor. Ayrıca ilerleyen yaşlar da kentin stresinden kaçmak için başlıca nedenler arasında yer alıyor. Ancak kent yaşamına alışanların kır yaşamına uyum sağlamaları birçok açıdan kolay değil.

Daha maliyetli olabilir

“Apartman dairesine o kadar para vereceğime, kırsalda bahçeli, müstakil bir konutu tercih ederim” diyenlerdenseniz ve daha önce kırsaldaki bir konutta yaşamadıysanız bir kez daha düşünmelisiniz. Çünkü konut için ödeyeceğiniz para kadar olmasa da yüklü bir masraf ile karşılaşacaksınız. Arsa payı ve imalat maliyetlerinden dolayı, çok katlı konutlara göre daha pahalı olan müstakil konutlar, yerleştikten sonra da masraflarından dolayı cep yakmaya devam ediyor. Apartman dairelerinde paylaşılarak küçülen ortak giderler, müstakil konutlarda mal sahiplerine ağır bir yük olabiliyor. Bahçe bakımı, havuz bakımı, çevre aydınlatması, güvenlik, ısıtma, çatı, dış cephe ve dış tesisat bakımları çoğu zaman sanılandan fazla tutuyor. Bu masrafların dışında, evin ve bahçenin büyüklüğüne bağlı olarak gerekebilecek bir ya da birkaç yardımcının maliyeti de eklenebiliyor. Ayrıca işinizden ya da alışveriş gibi bazı gerekliliklerden dolayı sık sık kente gidip gelmeniz gerekebilir. Bu durumda aracınızın yakıt ve amortisman maliyetlerinin artacağını da hesaba katmanız gerekiyor. Eğer toplu ulaşım olanakları sınırlıysa, çocuklar ve misafirler sıkıntı çekebiliyor. Özellikle araç kullanamayan yaşlı dost ve akrabaların gelip gitmesi sorun olabiliyor. Bakkal, kasap, market gibi günlük ihtiyaçların karşılanabileceği yerlerden uzak olmak, bazı ürünlerde stoklu alışveriş yapmak zorunluluğunu doğurabiliyor.

Yerli halk ile uyumsuzluklar yaşanabilir

Taşınmayı düşündüğünüz yer bir köyün içinde ya da yakınında ise yerli sakinlerle uyum konusunda da bazı sorunlar yaşayabilirsiniz. Bazı kırsal bölgelerde yaşayan yerli halk yabancıya karşı soğuk davranabilir. Ya da tam tersine sizi kendi içlerinde çok geniş bir ailenin ferdi gibi görmeye çalışarak, rahatsız edecek ölçüde ilgili olabilirler. Meraklı gözlerle izlenmeye ve hakkınızda uydurulan dedikodulara alışmak durumunda kalabilirsiniz. Size garip gelen farklı gelenek ve göreneklerle karşılaşabilirsiniz.

Zamanla kararınız değişebilir

Kentten kırsala taşınma kararını tüm aile fertlerinin oy birliği ile alması gerekiyor. Çok istekli olmayan bireylerin zamanla alışacağını düşünerek hareket etmek çoğu zaman beklendiği gibi olmuyor. Hatta oy birliği ile alınan kararlarda bile zamanla bazı bireyler sıkılıp kent yaşamına geri dönmek isteyebiliyor. Özellikle sosyal altyapı olanaklarına uzak kalmak başta çocuklar olmak üzere aile bireylerinde mutsuzluğa neden olabiliyor.
“Doğayla baş başa kalmak istiyorum” diyerek müstakil bir konuta yerleştiyseniz doğanın sürprizlerine de hazırlıklı olmalısınız. Hava koşullarının etkileri müstakil bir konutta daha fazla hissediliyor. Rüzgâr, yağmur ve kar, çatı ve duvarlarınızın dışında bahçenize de zarar verebiliyor. Evinize girebilecek kuş, fare, kertenkele, kedi gibi canlıların dışında böceklerle karşılaşmaya da hazır olmak gerekiyor. Özellikle sinekler sizi çok rahatsız olabiliyor. Kentin hareketli temposuna alıştıysanız kırsal yaşama geçtiğinizde kendinizi bir boşluğa düşmüş gibi hissedebilirsiniz. Çünkü kentin gereksiz ve yapay uyaranlarından arınmış bir ortamda olacaksınız. Ayrıca doğal olarak komşularla olan mesafe artacağından bazı bireyler kendilerini yalnız ve güvensiz hissedebilir. O çok özlenen sessizlik bile bir süre sonra size rahatsız edici gelebilir. Kentin ışıklarından arınmış, daha karanlık olan geceler sizi tedirgin edebilir. Belki de güvenlik konusunda daha kaygılı olabilirsiniz.

Her şeye rağmen daha mutlu olabilirsiniz

Kırsal yaşamın, kent yaşamına alışmış bir aileye göre çok daha farklı, zahmetli ve masraflı olduğu kesin. Fakat gülü seven dikenine katlanır diyerek, alışabilirseniz, çok daha mutlu olabilirsiniz. Çünkü orada kendinize, ailenize, dostlarınıza ve doğaya daha fazla zaman ayırabilirsiniz. Bahçenizde sportif faaliyetler için değişik, eğlenceli seçenekler oluşturabilir, gürültü, stres ve kirlilikten uzak kalarak sağlığınızı daha iyi koruyabilirsiniz. Ayrıca yukarıda belirttiğimiz olası handikaplardan dolayı kente geri dönme olasılığı için, oturacağınız konutu satın almak yerine önce kısa bir süreliğine kiralama alternatifini değerlendirmek daha doğru bir yaklaşım olabilir.

Melis Cantürk

Yorum ekle

Bizi takip edin!

Kültür - sanat ve gayrimenkul haberleri için bizi takipte kalın.

0 553 703 54 33

/* ]]> */