“SALGIN HASTALIKLAR SU YOLUYLA BULAŞABİLİR”

Geçtiğimiz yıl aralık ayında Çin’in Wuhan Kenti’nde başlayan ve bugüne kadar binlerce insanın ölümüne yol açan COVID-19 Yeni Koronavirüs tüm Dünya’nın bir numaralı gündemi olmaya devam ediyor. Uzmanlara göre bu salgın hastalıktan korunmanın en önemli unsuru el hijyeni olurken RainSoft Ege Bölge Genel Müdürü Cenap Özer yaşam kaynağımız olan
suyumuza sahip çıkmanın önemi ve suda bulunabilecek virüslerin de salgın hastalıklara yol açabileceği konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Tüm Dünya’yı etkisi altına alan COVID-19 Yeni Koronavirüs hala pek çok bilinmezi içerisinde barındırıyor. Şu ana kadarki verilerden elde edilen bilgilere göre ise uzmanlar, “Evde Kal”, “Sosyal Mesafeni Koru” ve en önemlisi de “Ellerini Su ve Sabunla Yıka” diyerek Koronavirüs Pandemisi’nden korunmanın yollarını anlatıyor.

Bugün karşılaştığımız COVID-19 Yeni Koronavirüs’ün su ile gelen Viral Gastro Enteritler Grubu’nun bir üyesi olduğuna dikkat çeken RainSoft Ege Bölge Genel Müdürü Cenap Özer, “Bu virüsler Dünya’da Su’ya karışabilen hastalık yapıcı virüsler grubundadır. Geçmişte dünyamızın ve ülkemizin suda üreyebilen bu tür virüslerin oluşturduğu hastalıklardan çok çektiğini “Salgın Hastalıklar” tarihine baktığımızda görmek mümkün… Bugün içinde bulunduğumuz COVID-19 Yeni Koronavirüs’ten korunmak için en önemli önlemin su ve buna bağlı olarak temizlik olduğunu dikkat çekecek olursak
bundan sonraki süreçte yaşam kaynağımızın yok olmaması için tedbirli ve bilinçli önlemler alarak yaşamayı öğrenmek zorundayız. En önemli yaşam kaynaklarımızdan olan Su’ya sahip çıkmalıyız. Evlerimizde arıtma sistemleri kullanarak güvenli kullanma suyu ve temiz içme suyu elde etmemiz mümkün…” şeklinde konuştu.  

Hastalıktan korunma yöntemi olarak kullandığımız maske ve eldivenlerin, sokaklara hijyen amaçlı sıkılan kimyasallar ile asit ve klor bazlı deterjanların da çevre kirliğine yol açarak doğaya ve suya karıştığına dikkat çeken Özer, 1800’lü yıllarda sulara bulaşan Tifo ve Kolera bakterilerinin salgın haline dönüşmesi ile içme sularında dezenfektan olarak kullanılan klorun günümüzde hala kullanılmasının kanser gibi pek çok hastalığı da tetiklediğinin altını çizerek, “Bizler hızla artan Dünya nüfusuna karşı doğayı, çevreyi ve suyu korumak için gerekli önlemleri bugünden almalı, bilim ve teknolojiyi kullanarak yaşama sanatını öğrenmeliyiz.” ifadelerini kullandı.

0 Shares:
Bir cevap yazın
You May Also Like
Devamını oku...

“İzmir kırsal kalkınmanın başkenti olacak”

Kozak Yaylası’nın turizme kazandırılması amacıyla bu yıl ikincisi düzenlenen Bergama Kozak Yaylası Festivali’nde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “İzmir’in kırsal kalkınmanın başkenti olmasını hedefliyoruz” dedi.   Bakırçay Havzası’nın kalkınması, Kozak Yaylası’nın doğa ve yayla turizmine açılması için önemli çalışmalar yürüten İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bergama Belediyesi ile birlikte “Kozak Yaylası Festivali”ni düzenledi. Kozak Kermes Alanı’nda 110 üretici hem yerel ürünlerini tanıttı hem de yaptığı satışlardan gelir elde etti. Kozak Yaylası’nda yetişen domates, üzüm ve çam fıstığının yanı sıra bal, reçel ve çam fıstıklı tatlıların satışa sunulduğu stantlar büyük ilgi gördü. Festivalde, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Özuslu, Bergama Belediye Başkanı Hakan Koştu, Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz, Bergama Kaymakamı Mahmut Kaşıkçı ve bir önceki dönem Bergama Belediye Başkanlığı görevini yürüten Mehmet Gönenç de yer aldı.  Festivalin açılış konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, temel vizyonlarının tarıma dönük doğru, işlevsel ve doğa dostu politikalarla bölgenin potansiyelini çok daha yukarıya taşımak ve üretilen artı değerin üreticilerimizle beraber tüm İzmirlilerin refahı için kullanılması olduğunu söyledi. Başkan Tunç Soyer, “Türkiye’ye ilham verecek tarım vizyonumuz ile bereketli toprakları, tarlaları ve bağlarıyla, İzmir’in kırsal kalkınmanın başkenti olmasını hedefliyoruz” dedi. Çam fıstığının yüzde 80’i Kozak’tan Festivalin çam fıstığının ekonomik değerini korumasına ve Kozak Yaylası’nın tanıtımına büyük katkı sağlayacağını belirten Başkan Soyer, “Kozak Yaylası’nın, Türkiye’de üretilen çam fıstığının yüzde 80’ini, dünya çam fıstığı üretiminin ise yüzde 10’ununu  tek başına karşılıyor. Asırlık çam ağaçlarıyla bezeli bu muhteşem yer, aynı güzellikteki köyleriyle sadece İzmir’in değil, ülkemizin de en önemli kırsal turizm alanlarından biri. Bu ve benzeri festivaller, kadim coğrafyamızın bereketli topraklarında yetişen ürünleri tüketiciyle buluşturuyor. Aynı zamanda çiftçimizin üretimini teşvik ediyor ve İzmir ekonomisine önemli bir katkı sağlıyor” şeklinde konuştu. Kozak yaylasındaki verim artırılacak Yüksek ekonomik değeri ve ihracat potansiyeline rağmen çam fıstığı üretiminin, son yıllarda ağaçlarda yayılan hastalık nedeniyle azaldığını belirten Başkan Soyer,  “Bu durum, ne yazık ki asırlık çam ağaçlarımızın kesilmesine ve üreticimizin yaşam koşullarını zorlaşmasına neden oluyor. Kozak Yaylası’nı ve eşsiz fıstık çamlarını korumak, iyileştirmek ve üretimi artırmak önceliklerimizden biri. Belediyemiz ile Türkiye Ormancılar Derneği arasında imzalanan protokol kapsamında saha ve etüt çalışmalarımız devam ediyor. Bu çerçevede Büyükşehir Belediyemiz, bölgede hava ölçüm meteoroloji istasyonları kurarak istenilen analizlerin yapılmasını ve ihtiyaç duyulan araç gereçlerin temin edilmesini sağlıyor” dedi.  Bölgenin turizm potansiyeli öne çıkarılacak İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde bölgede doğal bir turizm köyünün kurulacağını da belirten Başkan Soyer, “Çam fıstığından incire, narenciyeden süt hayvancılığına, zeytinyağından hububata, tıbbi ve aromatik bitkilerden tütüne, çiçekçilikten arı ürünlerine kadar inanılmaz bir çeşitlilik, bu bereketli topraklarda yetişiyor” açıklamasını yaptı. Çam fıstığı sorunu Bergama ile çözülecek Bergama Belediye Başkanı Hakan Koştu ise İzmir Türikiye’nin incisi Bergama İzmir’in Kozak ise Bergama’nın inicisi oluğunu söyledi. Koştu, “Çam fıstığında yaşanan verim kaybı hepimizi üzüyor. Türkiye çam fıstığı sorununu Bergama ile çözecektir” dedi.  “En iyi üzüm” yarışması   Festival kapsamında yapılan ve Kozak Yaylası’ndaki üreticilerin katıldığı “En İyi Üzüm Yarışması” da büyük ilgi gördü.  Yarışmada “En iyi Üzüm” ödülü 92 puanla Semra Ürküt”ün olurken, 90 puanla Özcan Uzun’un üzümleri ikinci, 88 puanla Halil Somer’in üzümleri de üçüncü seçildi. Birinci seçilen Semra Ürküt’e plaketini Başkan Soyer verdi. Konuşmalar ve ödül töreninden sonra festival, İBB Pop Orkestrası konseri, semah gösterisi ve Göbeller Mahallesi’ne has gelin kınası gösterisiyle devam etti. Festival kapsamında Mehmet Erdem de bir konser verecek.  Melis Cantürk