Virüssavar “güvenli otobüs” İzmirlilerin hizmetinde

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, ESHOT Genel Müdürlüğü filosuna kattığı 52 yeni otobüsten biri, sahip olduğu sağlık güvenliği sistemleriyle öne çıkıyor. Dünyada ilk kez İzmir’de kullanıma alınan güvenli araç, yolcunun ateşini ölçüyor, havayı ve iç yüzeyleri virüslerden ve bakterilerden arındırıyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ESHOT Genel Müdürlüğü, Otokar firmasının ürettiği 52 yeni otobüsü geçen hafta filosuna dahil etti. Devlet Malzeme Ofisi’nden (DMO) 49 milyon TL’ye alınan; 10’u körüklü ve 17’si solo olmak üzere toplam 27 otobüs ve 25 midibüs, kentin çeşitli noktalarında hizmet vermeye başladı. O araçlardan biri 302 numaralı Konak – Otogar hattında çalışan bir körüklü otobüs. Halk sağlığını koruma amaçlı özel donanımıyla dikkat çeken otobüs, virüslere ve bakterilere karşı dört önemli güvenlik sistemine sahip. Ön kapıdan binişte yolcunun ateşini ölçen güvenlik sistemi, maskesiz biniş yapmak isteyenleri de uyarıyor. Otobüste yolcu ve sürücü temasını engellemek için cam bölmeli özel sürücü kabini de bulunuyor. Ara&cc edil; hareket halindeyken, fotokataliz havalandırma sistemi havadaki virüs, bakteri ve mantar gibi zararlı organizmaları öldürüyor. Son olarak otobüsün her seferinin ardından devreye giren otomatik dezenfektan püskürtme sistemi, koltukları, tutamakları ve iç yüzeyleri temizliyor.

Soyer: Önceliğimiz hijyen
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, pandemi dönemiyle birlikte toplu ulaşımda hijyen ve sağlık güvenliğinin çok daha önem kazandığını belirterek, “Bu hassasiyet ışığında tüm toplu ulaşım araçlarımızı düzenli olarak ve titizlikle temizliyoruz. Dezenfeksiyon ürünleriyle sterilize ediyoruz” dedi. Değişen şartlarla birlikte ortaya çıkan gereklilikler doğrultusunda, firmaların yeni teknolojiler ve ürünler geliştirdiğine dikkat çeken Soyer, “Onlardan biri olan ve kendi kendini temizleyen bu özel otobüs ilk kez İzmir’de kullanıma alındı. Hedefimiz, test sonuçlarının olumlu olması halinde bu tip araçların sayısını artırmak” diye konuştu.

Dörtlü sistem dünyada ilk
Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, hastalığın toplu ulaşım sırasında yayılma riskini minimize eden sağlık güvenliği sistemlerine sahip otobüsün, pandemi döneminin getirdiği özel şartlar dikkate alınarak üretildiğini söyledi. Görgüç, “Koronavirüs salgını sürecinin başından itibaren mühendislerimiz, toplu taşımada sağlık güvenliği için özel olarak çalıştı. Dünyada ilk kez dört özel sağlık güvenlik sistemi, toplu ulaşımda kullanılan bir otobüste uygulandı. Güvenli otobüsümüz test amaçlı olarak İzmirlilerin hizmetine sunuldu” diye konuştu.

Sistemler nasıl çalışıyor?

1- Ateş Ölçme ve Uyarı Sistemi
Ön kapıdan yolcu binişi sırasında otomatik olarak yolcuların ateşini ölçen ve yüksek ateş tespiti durumunda sürücüyü uyaran elektronik sistemler kullanılıyor. Ayrıca maskesiz binişlerde de sürücü ikaz ediliyor.

2- Klima Ünitelerinde Fotokataliz Sistemi
Araç seyir halindeyken 60 dakika içinde virüsleri öldürebilme özelliği bulunan bu sistemler, otobüs içindeki havayı sürekli olarak dezenfekte ediyor.
Fotokataliz: Havadan taşınabilecek virüs ve bakteri gibi organik molekülleri hidroksillerle parçalayarak, zararsız su buharı ve karbondioksite dönüştürme işlemi. Hastaneler başta olmak üzere birçok sektörde yaygın bir şekilde dezenfektasyon amacıyla kullanıllıyor.

3- Otomatik Dezenfektan Püskürtme Sistemi
Sefer sonrasında, araç boşken sistem aktive ediliyor. Araç içinde boydan boya entegre bulunan nozullar ile yüksek basınçlı pulvarize dezenfektan püskürtülerek, otobüsün tüm iç yüzeylerinde virus ve bakteri sterilizasyonu yapılıyor.

4- Kapalı Şoför Kabini
Yüksek camlarla ayrılan sürücü bölmesi sayesinde sürücü ve yolcuların direkt teması engelleniyor; virüs ve bakteri geçiş ihtimali minimize ediliyor.

0 Shares:
Bir cevap yazın
You May Also Like
Devamını oku...

“İzmir kırsal kalkınmanın başkenti olacak”

Kozak Yaylası’nın turizme kazandırılması amacıyla bu yıl ikincisi düzenlenen Bergama Kozak Yaylası Festivali’nde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “İzmir’in kırsal kalkınmanın başkenti olmasını hedefliyoruz” dedi.   Bakırçay Havzası’nın kalkınması, Kozak Yaylası’nın doğa ve yayla turizmine açılması için önemli çalışmalar yürüten İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bergama Belediyesi ile birlikte “Kozak Yaylası Festivali”ni düzenledi. Kozak Kermes Alanı’nda 110 üretici hem yerel ürünlerini tanıttı hem de yaptığı satışlardan gelir elde etti. Kozak Yaylası’nda yetişen domates, üzüm ve çam fıstığının yanı sıra bal, reçel ve çam fıstıklı tatlıların satışa sunulduğu stantlar büyük ilgi gördü. Festivalde, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Özuslu, Bergama Belediye Başkanı Hakan Koştu, Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz, Bergama Kaymakamı Mahmut Kaşıkçı ve bir önceki dönem Bergama Belediye Başkanlığı görevini yürüten Mehmet Gönenç de yer aldı.  Festivalin açılış konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, temel vizyonlarının tarıma dönük doğru, işlevsel ve doğa dostu politikalarla bölgenin potansiyelini çok daha yukarıya taşımak ve üretilen artı değerin üreticilerimizle beraber tüm İzmirlilerin refahı için kullanılması olduğunu söyledi. Başkan Tunç Soyer, “Türkiye’ye ilham verecek tarım vizyonumuz ile bereketli toprakları, tarlaları ve bağlarıyla, İzmir’in kırsal kalkınmanın başkenti olmasını hedefliyoruz” dedi. Çam fıstığının yüzde 80’i Kozak’tan Festivalin çam fıstığının ekonomik değerini korumasına ve Kozak Yaylası’nın tanıtımına büyük katkı sağlayacağını belirten Başkan Soyer, “Kozak Yaylası’nın, Türkiye’de üretilen çam fıstığının yüzde 80’ini, dünya çam fıstığı üretiminin ise yüzde 10’ununu  tek başına karşılıyor. Asırlık çam ağaçlarıyla bezeli bu muhteşem yer, aynı güzellikteki köyleriyle sadece İzmir’in değil, ülkemizin de en önemli kırsal turizm alanlarından biri. Bu ve benzeri festivaller, kadim coğrafyamızın bereketli topraklarında yetişen ürünleri tüketiciyle buluşturuyor. Aynı zamanda çiftçimizin üretimini teşvik ediyor ve İzmir ekonomisine önemli bir katkı sağlıyor” şeklinde konuştu. Kozak yaylasındaki verim artırılacak Yüksek ekonomik değeri ve ihracat potansiyeline rağmen çam fıstığı üretiminin, son yıllarda ağaçlarda yayılan hastalık nedeniyle azaldığını belirten Başkan Soyer,  “Bu durum, ne yazık ki asırlık çam ağaçlarımızın kesilmesine ve üreticimizin yaşam koşullarını zorlaşmasına neden oluyor. Kozak Yaylası’nı ve eşsiz fıstık çamlarını korumak, iyileştirmek ve üretimi artırmak önceliklerimizden biri. Belediyemiz ile Türkiye Ormancılar Derneği arasında imzalanan protokol kapsamında saha ve etüt çalışmalarımız devam ediyor. Bu çerçevede Büyükşehir Belediyemiz, bölgede hava ölçüm meteoroloji istasyonları kurarak istenilen analizlerin yapılmasını ve ihtiyaç duyulan araç gereçlerin temin edilmesini sağlıyor” dedi.  Bölgenin turizm potansiyeli öne çıkarılacak İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde bölgede doğal bir turizm köyünün kurulacağını da belirten Başkan Soyer, “Çam fıstığından incire, narenciyeden süt hayvancılığına, zeytinyağından hububata, tıbbi ve aromatik bitkilerden tütüne, çiçekçilikten arı ürünlerine kadar inanılmaz bir çeşitlilik, bu bereketli topraklarda yetişiyor” açıklamasını yaptı. Çam fıstığı sorunu Bergama ile çözülecek Bergama Belediye Başkanı Hakan Koştu ise İzmir Türikiye’nin incisi Bergama İzmir’in Kozak ise Bergama’nın inicisi oluğunu söyledi. Koştu, “Çam fıstığında yaşanan verim kaybı hepimizi üzüyor. Türkiye çam fıstığı sorununu Bergama ile çözecektir” dedi.  “En iyi üzüm” yarışması   Festival kapsamında yapılan ve Kozak Yaylası’ndaki üreticilerin katıldığı “En İyi Üzüm Yarışması” da büyük ilgi gördü.  Yarışmada “En iyi Üzüm” ödülü 92 puanla Semra Ürküt”ün olurken, 90 puanla Özcan Uzun’un üzümleri ikinci, 88 puanla Halil Somer’in üzümleri de üçüncü seçildi. Birinci seçilen Semra Ürküt’e plaketini Başkan Soyer verdi. Konuşmalar ve ödül töreninden sonra festival, İBB Pop Orkestrası konseri, semah gösterisi ve Göbeller Mahallesi’ne has gelin kınası gösterisiyle devam etti. Festival kapsamında Mehmet Erdem de bir konser verecek.  Melis Cantürk