Kültür & Sanat

0
81

Netflix Dizi ve Belgesel Önerisi

Girlboss / Dizi

Tür: Komedi, Amerikan dizileri, kitaplardan uyarlanan dizileri
Yapımı: 2017
Oyuncular: Britt Robertson, Ellie Reed, Johnny Simmons, ..

Meteliksiz ve asi ruhlu Sophia, internet üzerinden yapılan bir iş kurar ve nasıl patron olunacağını öğrenir. Bu komedi, çok satan bir anı kitabından uyarlandı.

Bir Başkadır

Tür: Sosyal Konulu, Drama Belgeselleri
Yapımı: 2020
Oyuncular: Öykü Karayel, Fatih Artman, Funda Eryiğit, ..

Gündelikçilik yapan Meryem zaman zaman baygınlık geçirmektedir. Tavsiye üzerine bir psikiyatriste gider. Ancak psikiyatrist Peri’nin sorularından biri onu rahatsız eder.

Queen’s Gambit

Tür: Kitaplardan uyarlanan diziler, Sosyal konuyu drama dizileri, Drama dizileri
Yapım: 2020
Oyuncular: Anya Taylor-Joy, Bill Camp, Marielle Heller, ..

9 Yaşındayken yetimhaneye gönderilen Beth olağanüstü bir satranç becerisi geliştirir. Ancak çocuklara verilen yeşil sakinleştiriciye karşı bağımlılığı da giderek artar.

Kitaplar

Ben Kazanmadan Bitmez

Yazar: Bircan Yıldırım
Yayınevi: Destek Yayınları
Sayfa Sayısı: 240
ISBN: 9786053118442

Hayır! Düzen bozulmadı, yeniden kuruldu… Yıkılan bir şey yok, değişen çok şey var sadece ve her değişim ürkütücü bir karmaşayla, çözümsüz gibi görünen sorunlarla ve sonsuz kaygılarla yağar insanın üzerine…
Yeni düzen bir tehdit değil, bir seçim…

Teknolojik gelişmeler insan sağlığını korumaya yetmiyormuş, bir kez daha yüzleştik bu hakikatle… İnsanın sağlığı yine doğanın kanunlarına bağlı…
Yeni dünya, bambaşka bir disiplin öğretiyor insanoğluna:
“Şikâyet etmemeyi, güvenmeyi ve olana teslimiyeti…”
Ne kadar şikâyete saparsan, o denli şükre davet edilirsin. Dengelenirsin.
Şimdiye kadar şikâyet ettiğin ne varsa, hepsine şükretmeyi öğretiyor yeni düzen sana. Belki sarsarak, belki acıtarak, belki tokatlayarak… Belki sen anlayıncaya dek şiddetini artırarak…

Çünkü ilahi düzen, vazgeçmemiştir senden. Sadece fark etmeni ve hak etmeni bekliyordu hayatı… Merak etme…

Sen kazanmadan bitmeyecek bu hikâye…

Çünkü kaybetmek için doğmadın. Bunun ne doğaya, ne evrene, ne de ilahi sisteme bir faydası var. Kazanmayı hak etmek üzere yaratıldın. Bu yüzden hep kazanmaya zorlamaya devam edecek seni sistem. İş ki, nasıl kazanmak gerektiğini bil. Hayat bir ödül değil, bir hak ediştir. Hayatı hak edenindir mutluluk ve düzen.

Körlük

Yazar: Jose Saramago

Yayınevi: Kırmızı Kedi
Sayfa Sayısı: 336
ISBN: 9786052980811

Distopik eserlere ilgi duyanların elinden düşürmediği Körlük, yayınlandığı günden bu yana adından söz ettirmeye devam ediyor. Portekiz’li yazar José Saramago’ya 1998’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandıran eser, konusuyla olduğu kadar zekice kurgulanmış karakterleriyle de dikkat çekiyor. Dönemin liberal demokrasi anlayışına bir eleştiri mahiyetinde kaleme alınan roman, insanların gittikçe bencilleşip olaylar karşısında duyarsızlaşmasını bir körlük metaforu etrafında işliyor.

Baştan sona heyecan verici olayların birbirini takip ettiği eser, sizi de derinden sarsacak. Güç ve iktidar oyunlarının insanlarda yarattığı vahşeti gözler önüne seren bu roman karşısında, bugünün toplumlarını düşünmeye başlayacaksınız. Kim bilir; belki de insanlığı sonunu, yine gittikçe duyarsızlaşan insanlığın ta kendisi getirecektir.
Körlüğün Getirdiği Kaostan Doğan Yeni Bir Düzen…

Olaylar, isimsiz bir ülkenin isimsiz bir şehrinde geçer. Zira, kişilerin kim olduğu önemsizdir. Bir gün otomobili ile ışıklarda duran isimsiz bir adam, yeşil ışığın yanmasını beklerken aniden körleşir. Ancak bu sıradan bir körlük değildir. Çünkü gözleri karanlığa değil, aydınlığa yani beyaza bürünür. Ne yapacağını şaşıran adam, doğruca hastaneye gider. Körlük
maalesef bulaşıcıdır. Kendisini muayene eden doktor da bundan nasibini alır. Derken, bu hastalık tüm şehri etkisi altına almaya başlar. Hükümet ise körleşen halkı hapishaneden bozma bir yerde karantinaya alır.

İşler buradan sonra değişir. Çünkü hükümet, hastalığı kontrol altına alamamaktadır. Her geçen gün artan kör sayısı, karantinadaki nüfusu artırmaktadır. Bu ise güç dengelerinde değişime neden olacaktır. Karantina bölgesinde çeteler oluşmaya başlar. Herkesten haraç kesen bu çeteler, insanları öldürmekte ve onlara tecavüz etmektedirler. Tüm bunları yakından izleyen ise doktorun karısıdır. Körlük hastalığına yakalanmayan tek kişi bu kadındır. Kocasını yalnız bırakmamak için kör taklidi yaparak hapishaneye girmiştir ve buradaki tüm vahşete tanıklık etmektedir.

Bir gün, hapishanede çıkan yangın sonucu insanlar karantina bölgesinden kurtulmayı başarırlar. Artık ülkede kör olmayan kimse kalmamıştır. Yeni bir düzen yaratmalı ve bu düzene ayak uydurmayı başarmalıdırlar. Peki, ama nasıl?

Bunları Biliyor muydunuz?

José Saramago’nun 1995 yılında kaleme aldığı Körlük, gördüğü ilgi karşısında beyaz perdeye de uyarlanmıştır. Filmin gişeye girmesi ise kitabın yayın tarihinden tam 13 yıl sonra yani 2008 yılında gerçekleşmiştir.
En Sevilen Kitaplara Hemen Şimdi Sahip Olun!

Dünya romanlarının en sevilen örnekleri yalnızca bir tık uzağınızda! En sevilen yazarların en özel kitapları için kategorilerimizi inceleyin, stoklar tükenmeden alışverişe başlayın.

İnsanın Anlam Arayışı

Yazar: Victor E. Frankl
Yayınevi: Okuyan Us Yayınları
Sayfa Sayısı: 176
ISBN: 9786054054206

20. yüzyılın önde gelen psikiyatrlarından Viktor Frankl, otuzun üzerinde yabancı dile çevrilen ve bütün dünyada 12 milyondan fazla satan İnsanın Anlam Arayışı’nda, kurucusu olduğu logoterapinin ilkelerini, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir toplama kampındaki deneyimleri eşliğinde anlatmaktadır. Okurlar, Frankl’ın tasvir ettiği toplama kampının, dünyayı daha büyük bir hapishane olarak kavramamızı sağlayacak parlak bir metafora dönüştüğünü fark edecektir. Gasset, Heidegger ve Sartre’dan aşina olduğumuz düşünceler ışığında, varoluşun çetin koşullarında “anlam”ı keşfetmemize yardım edecek süreci anlatan Frankl, “İnsanı insan yapan nedir?” sorusuna da yanıt vermeye çalışıyor…
“Gerçekten ihtiyaç duyulan şey, yşama yönelik tutumumuzdaki temel bir değişmeydi. Yaşamdan ne beklediğimizin gerçekten önemli olmadığını, asıl önemli olan şeyin yaşamın bizden ne beklediği olduğunu öğrenmemiz ve dahası umutsuz insanlara öğretmemiz gerekiyordu. Yaşamın anlamı hakkında sorular sormayı bırakmamız, bunun yerine kendimizi yaşam tarafından her gün, her saat sorgulanan birileri olarak düşünmemiz gerekirdi. Yanıtımızın konuşma ya da meditasyondan değil, doğru eylemden ve doğru yaşam biçiminden oluşması gerekiyordu. Nihai anlamda yaşam, sorunlara doğru çözümler bulmak ve her birey için kesintisiz olarak koyduğu görevleri yerine getirme sorumluluğunu almak anlamına gelir.”