İEF 9-13 Eylül tarihleri arasında açılacak

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Ticaret Bakan Ruhsar Pekcan ile Ankara’da yaptığı görüşmeden sonra İzmir Enternasyonal Fuarı’nın 9-13 Eylül tarihleri arasında Kültürpark’ta pandemi kurallarına uygun olarak açılacağını duyurdu.

Dünyayı etkileyen pandemi nedeniyle İzmir Enternasyonal Fuarı’nın (İEF) bu yıl açılıp açılmayacağı sorusu yanıtını buldu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer 1 Eylül’e kadar tüm fuar organizasyonlarının iptali, sonrasında da nasıl bir yol izleneceğinin belli olmaması nedeniyle Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile Ankara’da kritik bir görüşme yaptı. Başkan Soyer görüşme sonrası planlandığı gibi 89. İzmir Enternasyonal Fuarı’nın 9-13 Eylül tarihleri arasında düzenleneceğini duyurdu. Bakan Pekcan’ın 1 Eylül’den itibaren kapalı alanlarda fuar düzenlenebileceği müjdesini verdiğini belirten Başkan Soyer, böylece İEF üzerindeki soru işaretlerinin de kalktığını belirtti. Başkan Soyer, “İEF sadece 1942 yılında 2. Dünya Savaşı yüzünden yapılamamış. O yıl da 20 Ağustos-20 Eylül tarihleri arasında Kültürpark ş enlikleri düzenlenmiş. Salgın tehlikesi nedeniyle bu yıl fuar kapılarını 9 Eylül’de Kültürpark’ta, sağlık önlemleriyle açacak. Gerekli düzenleme ve kurallarla İEF İzmir ekonomisine katkı koymaya devam edecek. Akdeniz temasını bu yıl kısıtlı etkinliklerle başlatıyoruz, önümüzdeki yıl İEF için Akdeniz teması devam edecek. 2021 90. İEF Akdeniz Teması ile çok güçlü bir Akdeniz etkinliği ve fuarına dönüşecek” dedi.

Uluslararası İzmir iş günleri
9 Eylül’deki İEF öncesi İzmir İş Günleri pandemi nedeniyle online zirve olarak 3-4 Eylül tarihlerinde düzenlenecek. Ticaret Bakanlığı himayesinde, İBB ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından düzenlenecek Akdeniz’de Lojistik ve Ticaret temalı İzmir İş Günleri için yapılan hazırlıklar da görüşmede değerlendirildi. 6. İzmir İş Günleri Ticaret Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZFAŞ, İzmir Ticaret Odası (İZTO), Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), İzmir Ticaret Borsası (İTB), Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi ve Ege İhracatçı Birlikleri’nin işbirliği ile dolu dolu bir program oluşturuldu. İspanya, Fas ve İtalya Ticaret Bakanları da açılış oturumuna katılacak.

Oturumlarda delegasyonlar arasında ve bakanlar seviyesinde yapılacak görüşmeler kapsamında Türkiye ile katılımcı ülkeler bir araya gelerek pandemi sonrası ticaret fırsatlarını değerlendirilecek.

0 Shares:
Bir yanıt yazın
You May Also Like
Devamını oku...

“Pınar Multi”

Pınar, Tüketicilerden Gelen Taleplerden Yola Çıkarak Multi’yi Geliştirdi!Pınar’dan Tek Bardakta Çok Fayda Sunan Yeni Süt: Türkiye’de süt sektöründe…
Devamını oku...

Hurdadan sanat çıktı

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin makine teknikerleri, hurdaya ayrılan motosiklet, otobüs, kamyon ve vinç parçalarını birer sanat eserine dönüştürmeye devam…
Devamını oku...

Başka Bir Tarım Sertifikasyonu Uluslararası Geçerlilik Kazandı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in kuraklık ve yoksullukla mücadele üzerine temellenen Başka Bir Tarım Mümkün vizyonu doğrultusunda çalışmalar sürüyor. Büyükşehir Belediyesi şirketi İzDoğa’nın hazırladığı Başka Bir Tarım Sertifikası programı, uluslararası alanda geçerlilik kazandı. Program, döngüsel ve doğa ile uyumlu tarım için dünyadaki ilk sertifikasyon sistemlerinden biri kabul ediliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi şirketi İzDoğa’nın hazırladığı Başka Bir Tarım Sertifikası programı, uluslararası alanda geçerlilik kazandı. Bu sertifika ile İzDoğa, mera hayvancılığı alanında uluslararası kriterlere göre değerlendirme yapacak. Asya Pasifik Akreditasyonu’nun (APAC) yetkili kuruluşu olan Ulusal Akreditasyon Merkezi’nin (NAC) akredite ettiği İzDoğa, üreticilere uluslararası alanda geçerlilik kazanan Başka Bir Tarım Sertifikası vermeye başladı. Sertifikayı doğa ile uyumlu yöntemlerle tarım ve hayvancılık yapan üreticiler alabilecek. Sertifikasyon sistemine bağımsız üreticiler de baskabirtarim.com sitesinden başvurabilecek. Kırla kent arasında dengeyi kuran mekanizma Kuraklıkla mücadele etmeyi, yoksulluğu sonlandırmayı, güvenilir ve sağlıklı gıdaya erişimi kolaylaştırmayı hedefleyen Başka Bir Tarım Sertifikasyonu, döngüsel ve doğa ile uyumlu tarım için dünyadaki ilk sertifikasyon sistemlerinden biri kabul ediliyor. Başka Bir Tarım Sertifikasyon Programı ile İzDoğa, tarımın ve mera hayvancılığının geleceğine dair önemli bir uygunluk değerlendirme kuruluşu olarak hizmet verecek. Sertifika programı, tarım ve hayvancılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak sürdürülmesini değil, aynı zamanda kırla kent arasındaki dengeyi koruyan bir mekanizmanın da hayata geçirilmesini amaçlıyor. Sertifika için denetimler başladı Sertifikanın dağıtım süreci için İzDoğa çalışmalara başladı. Daha önce Mera İzmir projesi kapsamında İzmir’in tüm köyleri dolaşılarak çıkarılan Çoban Haritası’nda yer alan üreticiler ziyaret edilmeye başlandı. Tarım ve hayvancılık yapan üreticiler birçok kriter doğrultusunda sertifikaya uygunlukları için değerlendiriliyor. Yapılan denetimler sonucunda kriterlere uygun üretim yapan üreticiler sertifika almaya hak kazanıyor. İzDoğa ve İzTarım’ın birlikte yürüttüğü Mera İzmir projesi kapsamında İzmir’de yüzlerce üreticiden toplanan sütler ile İzmirli markası adı altında temiz ve güvenilir birçok ürün tüketici ile buluşturuluyor. Sertifika ilk aşamada İzTarım tarafından üretilen et ve süt ürünlerine verilecek. Sertifikanın 8 ana kriteri bulunuyor Başka Bir Tarım Sertifikası, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirliğini teşvik etmek için geliştirildi. Sertifikasyon programı kapsamında üreticilerin, tarım ve hayvancılık faaliyetlerini yaparken aşağıdaki kriterleri yerine getirmesi gerekiyor: ● Yetiştirilen ürünler yetiştirildiği bölgenin mikrokliması ile uyumlu olmalı ● Yüksek su ve elektrik tüketmemeli, düşük karbon emisyonuna sahip olmalı ● Yüksek su ve elektrik kullanılarak üretilen, bulunduğu bölgenin iklim ve coğrafi koşullarına uymayan ve yüksek karbon emisyonuna neden olan harici tarımsal girdiler kullanılmamalı ● Büyük ölçekli hafriyat yapılarak ve doğal koşullar bozularak üretim yapılmamalı ● Üretimde biyolojik çeşitliliği azaltan yoğun müdahaleler yapılmamalı ● Üretim bulunduğu havzanın ve coğrafyanın doğal karakterine uygun bir bütünlük içerisinde gerçekleştirilmeli ● Üretilen ürünler üretici, tüketici ve o bölgedeki biyolojik çeşitliliğe zarar vermeyecek şekilde işlenmeli…