Narlıdere Life

Kedi ve köpeklerde ağız ve diş sağlığı

Beslediğimiz evcil hayvanlarımız da tıpkı bizler gibi ağız, diş ve diş eti problemlerini sık sık yaşıyorlar.

Dergimizin bu sayısında, kedi ve köpeklerde genellikle göz ardı edilen ağız ve diş sağlığı konusuna değinmek istiyorum.

Beslediğimiz evcil hayvanlarımızın da tıpkı bizlerde olduğu gibi ağız, diş ve diş eti problemlerini sık sık yaşadığını bilmekte fayda vardır.  Nasıl bizlerin tartar, çürük, diş eti hastalığı, estetik problemler gibi sorunlarımız varsa, bu sorunların çok benzerleri ya da aynıları evcil dostlarımızda da meydana gelmektedir.

Besinler için, sindirim sisteminin ilk durağı ağızdır. Bu nedenle ağızda yapılan mekanik ve kimyasal sindirim, sistemin düzgün bir şekilde işleyebilmesi için hayati önem taşımaktadır. Ayrıca ağzında ya da dişlerinde bir sorun olduğunu farketmediğimiz evcil dostumuz, beslenme problemleri yaşayacağı için bunu diğer başka sağlık sorunları izleyecektir. Bu sebeple kliniğimize ziyarete gelen bütün hastalarımızın ağız boşluğu, diş ve diş etlerini özenle kontrol ederiz.  Hatta bugün dünyada ve ülkemizde “Veteriner Diş Hekimliği” diye bir kavram vardır ve giderek gelişmektedir. Bu konuda edindiğimiz bilgiler, yapılan çalışmalar ve gelişen teknoloji sayesinde kedi ve köpeklerin bütün diş ve diş eti rahatsızlıkları artık insanlardaki kadar etkin bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Yani artık bir tanıdığımız köpeğinin dişlerinden ikisinin implant olduğunu söylediğinde ya da kanal tedavisi gören kedisinin artık daha iyi olduğunu söylediğinde şaşırmamamız gerekiyor.

Kedi ve köpekler ağrı eşiği yüksek canlılardır. Bu nedenle ağız ve diş problemlerini ileri safhaya gelene kadar farketmeyebiliriz. Fakat büyük bir problem yaşayan evcil dostumuz ilk olarak iştahsızlık ve ardından da zayıflama belirtilerini gösterecektir. Eğer kedi ya da köpeğinizde iştahsızlık, kilo kaybı ve bunlarla birlikte özellikle ağız kokusu belirtilerini görüyorsanız çok büyük ihtimalle bir ağız içi ya da boğaz problemi ile karşı karşıya olabilirsiniz. Bu durumda zaman geçirmeden bir veteriner hekime uğramanız gerekir.  Bunun dışında başka bir rahatsızlık için ya da aşılama ve paraziter uygulamalar için veteriner kliniğine gittiğiniz zamanlarda hekiminizden dostunuzun ağzını kontrol etmesini de rica etmelisiniz.

Bizim en sık rastladığımız diş problemlerinin başında diş taşları gelmektedir. Diş taşları zamanla diş etlerinde çekilmelere sebep olduğu için diş kökünün açığa çıkması sonucu enfekte olan diş çürüyebilir. Bu sebeple böyle bir durumla karşı karşıya gelmeden önce kedi ya da köpeğimizin beslenme şeklini düzenleyerek bu konuda önlem alabiliriz.  Ayrıca kedi ve köpeklere özel diş fırçaları ve macunlarını da kullanarak plak oluşumunu ve ardından meydana gelecek olan taş oluşumunu engelleyebiliriz.  Yalnız insanlar için üretilen diş macunlarının evcil dostlarımız için zararlı olabileceğini unutmamalıyız. Sürekli yumuşak gıdalarla ya da ev yemekleri ile beslenen evcil hayvanlarda daha fazla diş taşı ve diş eti hastalığı görüyoruz. Yumuşak gıdalar kırılmaya ihtiyaç duymadığından dolayı dişlerin üzerinde mekanik bir temizleme görevi görmezler. Sürtünmeye maruz kalmayan dişlerde de kısa zamanda plak oluşur ve bu plaklar zamanla sertleşerek diş taşlarına dönüşürler. Ayrıca karbonhidratlarca zengin yiyecekler bakteri üremesine uygun zemin hazırlarlar. Dişlerin diş etleri ile birleştiği kısımlardaki birikmeler de zamanla diş etlerinde çekilmelere sebep olurlar.  Hatta bazen öyle hastalarla karşılaşıyoruz ki diş taşı temizliği esnasında dişin üzerinden taşı uzaklaştırdığımızda dişi o taştan başka olduğu yere sabitleyen bir şey olmadığı için dişler çene kemiğinden kolaylıkla ayrılabiliyor. Bu durumda da zaten canlılığını yitirmiş dişi çekmekten başka çaremiz kalmıyor. Diş taşlarını önlemek için günlük diş fırçalaması yapamadığımız evcil dostlarımıza taş oluşumunu engelleyici bazı özel ürünler verebiliriz. Bunlar kedi ve köpeğimizin kemirmeyi sevdiği ürünler olduğu için diş sağlığına olumlu etkileri bulunan ürünlerdir.

Dişlerle ilgili diğer sık rastlanılan bir sorun ise diş kırıklarıdır. Özellikle köpeklerimiz her türlü maddeyi ısırma ve kemirme eğiliminde olduğu için (taş, mobilya, kemik vb.) diş kırıklarıyla daha fazla karşılaşmaktadırlar. Köpeğinizin dişindeki ufacık bir kırık, dişi mikroorganizmalara karşı savunmasız hale getirebileceğinden üzerinde önemle durulması gereken bir konudur ve zaman geçirmeden hekime danışılması gerekir. Özellikle yavru ve genç köpekler yeterli kalsiyum içeren diyetler ile beslenmediğinde ileride diş kırılmalarıyla daha sık karşılaşırlar. Bu sebeple dengeli mineral içeren kaliteli mamalarla besleme diş sağlığı açısından da çok önemlidir.

Ağız boşluğu direkt olarak yutak ve gırtlakla bağlantılı olduğu için buralarda oluşan bir problem diğer bölgeleri de etkiler. Ağız boşluğundaki yumuşak dokular ve dişlerin sağlığı önemle üzerinde durulması gereken hassas bir konudur. Sizlere burada verdiğim küçük örneklerin dışında başka pek çok diş ve diş eti problemi de hekiminizin kontrolünde kontrol ve tedavi edilmelidir. Kedi ya da köpeğinizin ağzında bir problem olduğunu düşünüyorsanız ve konuyu ihmal ediyorsanız lütfen diş ağrısı çektiğiniz zaman neler yaşadığınızı düşünün ve evcil dostunuzla empati yapmaya çalışın. Unutmayın onları mutlu ve yüksek standartlarda yaşatmak bizim alacağımız küçük bazı önlemlere bağlı sadece.

Yeni yılın hepimize sağlık, neşe ve huzur getirmesi dileği ile.

 

Şerif Tuğrul Kunt

Yorum ekle

Bizi takip edin!

Kültür - sanat ve gayrimenkul haberleri için bizi takipte kalın.

0 553 703 54 33

/* ]]> */