Depremzede Çocukların Yüzleri Masal Evi İle Gülüyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Hatay’da kurduğu çadır kentte depremzedelere psikolojik destek de sağlıyor. Çocuklar için alanda Masal Evi açan İzmir Büyükşehir Belediyesi, “Psikososyal Destek Ağı” ve “ANAHTAR Kadın Çalışmaları Bütüncül Hizmet Merkezi” çalışmalarıyla afetzedelerin yaralarını sarıyor. Başkan Tunç Soyer, çocuklar ve kadınlar başta olmak üzere depremzedelere her konuda destek vermeye devam edeceklerini belirterek “Biz buradayız, her daim yanınızdayız” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ilki Hatay’da kurulan ve binin üzerinde depremzedenin kaldığı çadır kentte barınma, yemek, yardım ve sağlık hizmetlerinin yanı sıra sosyal ve psikolojik destek de sunuyor. Depremzedelerin travma sürecini daha rahat atlatabilmesi için “Psikososyal Destek Ağı” projesini başlatan İzmir Büyükşehir Belediyesi, çadır kentte görev yapan psikolog ve sosyologlar aracılığıyla depremzedelere ulaşıyor. Çocuklar için Masal Evi’nin hizmet vermeye başladığı çadır kentte ANAHTAR Kadın Çalışmaları Bütüncül Hizmet Merkezi personeli de kadınlara yönelik çalışmalar yapıyor.

Soyer: “Tüm koordinasyon merkezlerinde Masal Evi açacağız”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Antakya’daki çadır kentte Masal Evi’ni ziyaret ederek “Çocukların sosyal gelişimlerini desteklemek ve annelere mesleki beceri kazandırmak üzere İzmir’de yaygınlaştırdığımız Masal Evlerini buraya da taşıdık. Hatay’ın dışında İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Adıyaman, Kahramanmaraş ve Osmaniye’de hizmete alacağı koordinasyon merkezlerinde de Masal Evi açacağız. Kadınların toplumsal yaşama katılımını arttırmak için İzmir’de hayata geçirdiğimiz ANAHTAR Kadın Çalışmaları Bütüncül Hizmet Merkezi de burada kadınlara destek oluyor. Çocuklar ve kadınlar başta olmak üzere depremzedelere her konuda destek vermeye devam edeceğiz. Biz buradayız, her daim onların yanında olacağız” dedi.

Amacımız çocuklarımızın yüzünün gülmesi
Depremin ilk gününden itibaren psikososyal süreç ile ilgili çalışmalara başladıklarının altını önemle çizen İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Projeler Dairesi Başkanı Anıl Kaçar, “İzmir’de oluşturduğumuz ‘Psikososyal Destek Ağı’nı doğrudan deprem noktalarına da ulaştırdık. Alandaki tüm çadırları ziyaret ederek saha taraması yapıyoruz. Bu çalışmayı öncelikli olarak kadın ve çocukların süreci kolay atlatmasını sağlamak üzere yapıyoruz” diye konuştu. İzmir’de Masal Evi’nde ne yapılıyorsa burada da çalışmaların aynı şekilde yürütüldüğünü söyleyen Anıl Kaçar, “Uzmanlarımızla birlikte deprem bölgesinde sahadayız. Çocuklarımızın bilişsel, ruhsal dünyasına katkıda bulunuyoruz. Masal Evleri’yle depremde yara almış çocuklarımızın yüzlerini güldürebiliyoruz. Burada çocuklar hem yeni bilgiler öğreniyor hem de oyun oynayıp eğleniyor” dedi.

Yalnız olmadıklarını hissetmeleri gerek
Hatay’da depremzedelere destek çalışmasını sürdüren eski manken Tuğba Özay da Masal Evi ile ANAHTAR Kadın Çalışmaları Bütüncül Hizmet Merkezi’ni ziyaret etti. Özay, “Ülkemize geçmiş olsun. Çok canımız gitti. Çok zor bir süreç. Bu süreci birlik beraberlik ve dayanışma ruhuyla aşacağız. Başkanımız Tunç Soyer’i ve ekibini takdir ve tebrik ediyorum. Çok hızlı bir biçimde alan çalışması yapılmış. Çocukların ve ailelerinin yaşadığı travmalar çok ağır ve bu tür travmaları ancak psikolojik desteklerle hafifletebiliriz. Çocuklarımız resim yapıyor. Soruyorum ‘Ne çizdin?’ diye ‘Depreme dayanıklı ev çizdim’ diyor. Buraları unutmamak gerek. 10 gündür buradayım. Hatay’da gitmediğim yer kalmadı neredeyse, burası deprem alanı gibi değil de sanki savaş alanı gibi korkunç. Bu bölgeleri unutmayalım. Desteklerimiz devam etsin. Bu travmaları atlatmak moral ve motivasyonla olur. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yakışır alan olmuş. Bunlar çok önemli çalışmalar. Bu insanlar yalnız olmadıklarını hissetmeli” dedi.

0 Shares:
Bir yanıt yazın
You May Also Like
Devamını oku...

Başka Bir Tarım Sertifikasyonu Uluslararası Geçerlilik Kazandı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in kuraklık ve yoksullukla mücadele üzerine temellenen Başka Bir Tarım Mümkün vizyonu doğrultusunda çalışmalar sürüyor. Büyükşehir Belediyesi şirketi İzDoğa’nın hazırladığı Başka Bir Tarım Sertifikası programı, uluslararası alanda geçerlilik kazandı. Program, döngüsel ve doğa ile uyumlu tarım için dünyadaki ilk sertifikasyon sistemlerinden biri kabul ediliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi şirketi İzDoğa’nın hazırladığı Başka Bir Tarım Sertifikası programı, uluslararası alanda geçerlilik kazandı. Bu sertifika ile İzDoğa, mera hayvancılığı alanında uluslararası kriterlere göre değerlendirme yapacak. Asya Pasifik Akreditasyonu’nun (APAC) yetkili kuruluşu olan Ulusal Akreditasyon Merkezi’nin (NAC) akredite ettiği İzDoğa, üreticilere uluslararası alanda geçerlilik kazanan Başka Bir Tarım Sertifikası vermeye başladı. Sertifikayı doğa ile uyumlu yöntemlerle tarım ve hayvancılık yapan üreticiler alabilecek. Sertifikasyon sistemine bağımsız üreticiler de baskabirtarim.com sitesinden başvurabilecek. Kırla kent arasında dengeyi kuran mekanizma Kuraklıkla mücadele etmeyi, yoksulluğu sonlandırmayı, güvenilir ve sağlıklı gıdaya erişimi kolaylaştırmayı hedefleyen Başka Bir Tarım Sertifikasyonu, döngüsel ve doğa ile uyumlu tarım için dünyadaki ilk sertifikasyon sistemlerinden biri kabul ediliyor. Başka Bir Tarım Sertifikasyon Programı ile İzDoğa, tarımın ve mera hayvancılığının geleceğine dair önemli bir uygunluk değerlendirme kuruluşu olarak hizmet verecek. Sertifika programı, tarım ve hayvancılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak sürdürülmesini değil, aynı zamanda kırla kent arasındaki dengeyi koruyan bir mekanizmanın da hayata geçirilmesini amaçlıyor. Sertifika için denetimler başladı Sertifikanın dağıtım süreci için İzDoğa çalışmalara başladı. Daha önce Mera İzmir projesi kapsamında İzmir’in tüm köyleri dolaşılarak çıkarılan Çoban Haritası’nda yer alan üreticiler ziyaret edilmeye başlandı. Tarım ve hayvancılık yapan üreticiler birçok kriter doğrultusunda sertifikaya uygunlukları için değerlendiriliyor. Yapılan denetimler sonucunda kriterlere uygun üretim yapan üreticiler sertifika almaya hak kazanıyor. İzDoğa ve İzTarım’ın birlikte yürüttüğü Mera İzmir projesi kapsamında İzmir’de yüzlerce üreticiden toplanan sütler ile İzmirli markası adı altında temiz ve güvenilir birçok ürün tüketici ile buluşturuluyor. Sertifika ilk aşamada İzTarım tarafından üretilen et ve süt ürünlerine verilecek. Sertifikanın 8 ana kriteri bulunuyor Başka Bir Tarım Sertifikası, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirliğini teşvik etmek için geliştirildi. Sertifikasyon programı kapsamında üreticilerin, tarım ve hayvancılık faaliyetlerini yaparken aşağıdaki kriterleri yerine getirmesi gerekiyor: ● Yetiştirilen ürünler yetiştirildiği bölgenin mikrokliması ile uyumlu olmalı ● Yüksek su ve elektrik tüketmemeli, düşük karbon emisyonuna sahip olmalı ● Yüksek su ve elektrik kullanılarak üretilen, bulunduğu bölgenin iklim ve coğrafi koşullarına uymayan ve yüksek karbon emisyonuna neden olan harici tarımsal girdiler kullanılmamalı ● Büyük ölçekli hafriyat yapılarak ve doğal koşullar bozularak üretim yapılmamalı ● Üretimde biyolojik çeşitliliği azaltan yoğun müdahaleler yapılmamalı ● Üretim bulunduğu havzanın ve coğrafyanın doğal karakterine uygun bir bütünlük içerisinde gerçekleştirilmeli ● Üretilen ürünler üretici, tüketici ve o bölgedeki biyolojik çeşitliliğe zarar vermeyecek şekilde işlenmeli…