“Okula gitmemek için bahane yapıyor” diyorsanız…
Karın ağrısına bu 10 belirti eşlik ediyorsa!
ÇOCUKLARDA KARIN AĞRISININ 5 ÖNEMLİ NEDENİ
Çocuklarda sık görülen karın ağrısı, ebeveynlerin nedenini anlamakta zorlanabildiği yakınmaların başında geliyor. Kimi zaman basit bir nedenden kaynaklanabilirken, kimi zaman da daha ciddi sağlık sorunlarının belirtisi olabiliyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Muhammed Sami Tufan “Çocuklarda karın ağrısına bazen gaz, kabızlık veya kısa süreli bir mide-bağırsak enfeksiyonu gibi nedenler yol açabilirken, stres ve kaygı da tekrarlayan karın ağrısında rol oynayabilmektedir. Ancak karın ağrısı bazı durumlarda acil değerlendirme gerektiren önemli bir sağlık sorununun belirtisi de olabilir” diyor. Peki, ebeveynlerin özellikle okul çağı çocuklarında ‘okula gitmek istemiyor’ diye düşünerek doktora başvurmayı öteleyebildiği karın ağrısına hangi nedenler yol açabiliyor? Hangi durumlarda hiç zaman kaybetmeden doktora başvurulmalı? Dr. Muhammed Sami Tufan çocuklarda karın ağrısının 5 önemli nedenini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
- Kabızlık
Çocuklarda kabızlık, karın ağrısına neden olan başlıca etkenlerden biridir. Özellikle okul çağındaki çocuklarda dışkılama sayısının azalması, sert ve ağrılı dışkılama ile tuvaleti ertelemeye bağlı karında şişkinlik görülebilmektedir. Ağrı çoğunlukla gelip-gitme şeklinde olurken dışkılama sonrasında rahatlama hissedilebilir. Çocuğun yeterince sıvı almaması, liften fakir beslenme ve tuvalet ihtiyacını erteleme kabızlığa neden olabilmektedir. Ancak tekrarlayan veya şiddetlenen karın ağrısında yalnızca kabızlık olduğu düşünülerek hekim değerlendirmesi ihmal edilmemelidir.
- Gaz ve mide-bağırsak enfeksiyonları
Gaz ve bağırsak hareketlerindeki değişiklikler çocuklarda geçici karın ağrısına neden olabilmektedir. Özellikle kusma, ishal ve bazen ateşin eşlik ettiği durumlarda mide-bağırsak enfeksiyonları sık görülen nedenler arasında yer almaktadır. Viral enfeksiyonlar çocuklarda mide ve bağırsak enfeksiyonlarının yaygın nedenlerindendir. Bu durumda en önemli noktalardan biri çocuğun yeterli sıvı almasının sağlanması ve susuzluk belirtilerinin yakından izlenmesidir. Çocuk yeterince sıvı alamıyorsa, idrar miktarı belirgin şekilde azaldıysa, çok halsiz görünüyorsa veya şiddetli karın ağrısı varsa hekim değerlendirmesi gerekmektedir.
- Stres ve kaygı
Karın ağrısında her zaman yapısal veya organik bir hastalık saptanmayabilir. Özellikle okul çağındaki çocuklarda stres, kaygı, okul veya sosyal yaşamla ilgili sorunlar tekrarlayan karın ağrısında rol oynayabilmektedir. Ağrının özellikle stresli dönemlerde ortaya çıkması veya tekrarlaması ve değerlendirmede belirgin bir organik neden saptanmaması, strese bağlı karın ağrısını düşündürebilir. Ancak çocuğun yaşadığı ağrı gerçektir; bu nedenle şikayeti yalnızca ‘okula gitmemek için bahane’ olarak görmemek gerekir. Tekrarlayan karın ağrısında organik nedenlerin dışlanması ve uygun yaklaşımın belirlenmesi için çocuk doktoruna başvurulmalıdır.
- İdrar yolu enfeksiyonu
Karın ağrısı bazen sindirim sistemi dışındaki bir sağlık sorununun da belirtisi olabilmektedir. Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu da karın ağrısına yol açabilir. Öte yandan karın ağrısının kaynağı her zaman karın içindeki organlar olmayabilir. Bazı çocuklarda boğaz veya akciğer enfeksiyonları; erkek çocuklarda testis torsiyonu (testisin kendi etrafında dönmesi), kız çocuklarında ise over torsiyonu (yumurtalığın kendi etrafında dönmesi) gibi acil durumlar da karın ağrısı şeklinde kendini gösterebilir.
- Apandisit
Karın ağrısının acil değerlendirme gerektirebilen nedenlerinden biri apandisittir. Özellikle ağrının giderek şiddetlenmesi ve sağ alt karın bölgesinde belirginleşmesi, hareket etmek istememe, kusma veya ateş gibi belirtilerin eşlik etmesi önem taşımaktadır. Ancak özellikle küçük çocuklarda apandisit her zaman klasik belirtilerle görülmeyebilir. Bu nedenle şiddetli, giderek artan veya belirgin bir bölgeye yerleşen karın ağrısı hafife alınmamalıdır. Bu bulguların varlığında çocuğun gecikmeden, mümkünse aynı gün hekim tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir.

