Eski Sevgililer

Portrait of a young beautiful sexy woman in a white shirt sitting by the window in an apartment

İyi bir insan olmanın bedelini, kendinizi ‘Aptal ve Enayi’ gibi hissederek, insanların nankörlük ve vefasızlığını dibine kadar hissederek ödediyseniz, en iyi insanlardan bir tanesi; sizsiniz…

Bazen her şey bitti zannedersiniz, aslında daha yeni başlıyordur. Bazen, “Beyaz bir sayfa açtım, her şeye yeniden başlayacağım” dersiniz, aslında her şey çoktan bitmiştir!..

Ayrıldığınız sevgiliniz, sevgililer gününden birkaç gün önce aramış. Pişman olmuş. Kuyruğunu kıstırmış, geri dönmek istiyor.

Ne yaparsınız? Aynı suyla iki kere yıkanılır mı? Yoksa “Ona bir şans daha mı vermeliyim” diye düşünürsünüz? Yoksa,”Ben bununla bir kere daha görüşeyim de bakalım ayrılmakla iyi mi yapmışım?” diye kendinizi mi kandırırsınız? Hiç düşündünüz mü, acaba kürkçü dükkanına neden geri dönmek istiyor? Sizi çok sevdiğinden mi? Daha iyisini bulamadığından mı? Vicdanını rahatlatmak için mi? Siz de onun takıntılarından biri olduğunuz için mi?

Giderken “Gözümden düşersin geri döndüğün zaman” gibi laflar ettiniz. Efelik yaptınız. “Sana beddua etmiyorum. Seni Allah’a havale ediyorum” gibi sözler söylediniz. Söylenilen sözleri, üstü kapalı hakaretleri, dolaylı bedduaları hiç söylenmemiş mi kabul etmeli? Yok mu saymalı? Bilemedim. Acaba ne yapmak lazım? Bir kere daha görüşüp, bir şans daha mı vermeli?

İYİ İNSAN OLMAK

Bebekler ve hayvanlar sizden hoşlanıyorsa, size yakınlık gösteriyorsa, siz iyi insansınız demektir. Onlar iyiyi ve kötüyü hissederler. Sahte ve riyakar sevgiyi, gerçeğinden hemen ayırt ederler. Apartman komşunuz pişirdiği yemekten size de ikram ediyorsa, arkadaşlarınız evlerinin yedek anahtarlarını size emanet ediyorsa; iyi insansınız. Bir tanıdığınız, kendi hayatıyla ilgili çok özel sırlarını sizinle paylaşıyorsa, yakınını kaybettiğinde, hastalandığında, başına kötü bir şey geldiğinde sizi arıyorsa iyi bir insansınız. Gecenin üçünde telefon açıp “Sana çok ihtiyacım var, gel omuzunda ağlamak istiyorum” diyebileceğiniz kaç kişi var? Kaç kişi siz aradığınızda gecenin üçünde koşa koşa gelir? En az bir kişi varsa siz iyi birisiniz. Bütün hayatınız boyunca, kendinizi “Kötü gün dostu” gibi hissettiyseniz, bütün hayatınız boyunca “Hep karşılık beklemeden verdim” diyebilmişseniz, bütün hayatınız boyunca ‘Kullanıldığınızı’ hissettiyseniz; siz iyi bir insansınız. İyi bir insan olmanın bedelini, kendinizi ‘Aptal ve Enayi’ gibi hissederek, insanların nankörlük ve vefasızlığını dibine kadar hissederek ödediyseniz, en iyi insanlardan bir tanesi; sizsiniz…

AMAZONLAR ASLA AĞLAMAZ

Amazonlar’ın (kadın savaşçılar) tarihte ilk yaşadıkları yer neresidir bilir misiniz? İzmir! Atatürk’ün kıyafet devriminden hemen sonra peçeyi ve kara çarşafı ilk atan kadınlar hangi şehirdendir tahmin edin? Elbette İzmir! Türkiye’nin
en modern, en aydın, en efe kadınları da İzmir’de yaşar! Savaşçı Amazon ruhunu hala muhafaza eden, çağdaş, Atatürkçü İzmir kadınlarının ve tüm kadınlarımızın Kadınlar Günü kutlu olsun…

Yapılan bir bilimsel araştırmaya göre; kadınların ağrı ve acı eşiği erkeklerden daha yüksekmiş. Yani; kadınlar ağrıya ve acıya erkeklerden daha dayanıklıymış! Acaba kadınların sadece ağrı ve acı eşiği mi erkeklerden daha yüksek? Elbette sadece bu kadar değil. Kadınların sabır ve tolerans eşikleri de erkeklerden daha yüksek. Kadınların sahiplenme ve koruyuculuk güdüleri de daha yüksek. Kadınların affetme becerisi de erkeklerinkinden daha gelişmiş durumdadır. Çünkü kadınlarda annelik içgüdüsü vardır…

Kadınların algı ve yorumlama mekanizmaları erkeklerinkinden farklı çalışır. Kadın algısı daha derindir. Bir olayı algılarken, anlamlandırıp yorumlarken, detayları gözden kaçırmazlar, yüzeysel bakmazlar. Detayların üzerine derin anlam yükleme becerisi sadece kadınlara mahsustur. Erkeklerin göremediği, görse bile algılayamadığı detayları kadınlar hiç kaçırmazlar. O yüzden bazı işlerde ‘Kadın eli değmiş gibi’ sıfatlandırmasını yaparız. Derin algıya sahip kadınları üzmek de çok kolaydır, gönlünü almak da… Bir papatyaya kanarlar. En ciddi kırgınlık ve kızgınlık durumlarında bile küçücük ama anlamlı bir jestle bir anda dünyanın en mutlu kadını oluverirler.

Eğer bir kadın eşi tarafından ilgi, sevgi, şefkat görüyorsa asla eşini aldatmaz. Bir kadın eşini aldatıyorsa ya da aldatmayı düşünüyorsa, eşini cezalandırmak için yapıyordur. Kadın eğer eşini aldatıyorsa, kendisi istemediği müddetçe eşi bunu asla anlayamaz. Eğer bir erkek eşini aldatıyorsa, kadın bunu hemen anlar! Kadınlar, eşlerinin ve çocuklarının yaptığı ama kendisinden gizledikleri her şeyi fark ederler. Çoğunlukla da fark ettiklerini belli etmezler.

Kadınlar, küçük şeylerle mutlu olabilme becerisine de sahiptirler. Küçük şeylerin üzerine büyük anlamlar yükleyebilme yeteneğine sahip tek canlı; kadınlardır. Minik detayları kullanarak bir kadını mutlu etmek de mümkündür, gününü mahvetmek de… Bir tebessüm, bir kır çiçeği, sesinizdeki tonlama, kullandığınız ifade hatta eline sağlık çok güzel olmuş’ deyip dememek bile kadının ruh halini bir anda değiştiriverir.

Akıllı kadınlar, eğer isterlerse çocuklarını ve eşlerini parmaklarında oynatabilirler. Bunun için bir kadının, eşinin ve çocuğunun zaaflarını ve zayıf noktalarını keşfetmiş olması yeterlidir. Akıllı adam, istese
de, kadın izin vermediği sürece eşini parmağında oynatamaz. Bu özellik sadece derin algı yeteneği olan kadına aittir.

Hem erkek, hem kadın gözüyle bakabilme yeteneğine sahip kişiler işlerinde başarılı olurlar. Dikkat ederseniz en ünlü modacılar, tasarımcılar, sanatçılar, mimarlar, yaptıkları işe kadın gözüyle de bakabilme yeteneğine sahip erkeklerdir. İçerisinde kadın ruhu barındırmayan meslekler dikkat ettiyseniz çok renksizdir.

0 Shares:
Bir cevap yazın
You May Also Like