Beslenme ve Osteoporoz

Organic food for healthy nutrition and superfoods. Balanced diet. Top view, copy space

Halk arasında “ kemik erimesi “ olarak da bilinen bu hastalık , kemik kütlesinin kaybı, kemik dokusunun yapısının bozulması sonucunda kemik gücünde azalma ve kırık riskinde artış ile karakterize önlenebilir ve tedavi edilebilir iskelet hastalığıdır.

Kırk yaşlarından itibaren fizyolojik olarak kemik kütlesinde kayıplar başlar ve yıllık kemik kütlesi kaybı %0.05-1 arasında olmaktadır. Özellikle kadınlarda menapoz öncesi ve sonrası kemik kütlesi kaybı artar ve kemik kütlesindeki her %10 ‘ luk kayıp kırık riskini yaklaşık 2 kat arttırır. Beslenme, kemik kütlesinin oluşması ve korunmasında olduğu kadar, osteoporozun önlenmesi ve tedavisinde de önemli rolü olan değiştirilebilir bir faktördür. Sağlıklı bir beslenme programı ile kemiklerin ihtiyacı olan vitamin ve minerallerin karşılanması ve osteoporoz tedavisinde kullanılan ilaçların daha etkili olması sağlanabilir.

KALSİYUM

Özellikle kalsiyum kemik yapımı ve sağlığı ile osteoporozdan korunmak için gereklidir, günlük olarak süt, yoğurt, peynir gibi kalsiyumdan zengin besinler önemli olduğu gibi süt ürünleri kadar zengin kalsiyum içeriğine sahip olmasa da yeşil yapraklı sebzeler , fındık, badem, kuru baklagiller kalsiyum gereksiniminin sağlanmasına katkı sağlarlar. Var olan vücut ağırlığını korumak veya gerekli ise ağırlık kaybını sağlamak için az yağlı ya da yağsız süt ürünleri tercih edilebilir.

D VİTAMİNİ

Beslenme ile alınan kalsiyumun emilebilmesi için D vitaminine ihtiyaç vardır , D vitamini eksikliğinde kalsiyum emilimi bozulur bunu önlemek için mutlaka D vitamini düzeyine bakılmalı ve gerekiyorsa takviye yapılmalı , güvenli şekilde güneş ışığından yararlanılmalıdır. D vitamini somon, sardalya, uskumru gibi
balıklar, yumurta ve yağlı balık karaciğeri gibi sınırlı sayıda besinde bulunur.

POSA ( LİF )

Beslenme ile alınan posa miktarı da kişinin gereksinimi kadar olmalı ve fazla posa alımının kalsiyum bağırsaklardan kalsiyum emilimini azalttığı gözden kaçırılmamalıdır.

PROTEİN

Gereksinimden fazla protein tüketimini idrarla kalsiyum atımını arttırır bu etki, yüksek fosfat içeriği ve beraberindeki asidik yüklenme nedeniyle hayvansal proteinlerde daha fazladır.

SODYUM

Kalsiyumdan yetersiz beslenmek ve fazla tuz kullanmak kalsiyum atımına sebep olabilir bu yüzden aşırı tuzlu besinlerin tüketiminden kaçınılmalı ve yemeklere aşırı tuz eklenmemeli ve günde kişi başı 5 gr tuz miktarına dikkat edilmelidir .

YÜKSEK KALSİYUM İÇEREN BESİNLER

Bir porsiyonda yaklaşık 400 mg kalsiyum içeren besinler;
225 gr sade yoğurt, 245 gr yağsız süt

Bir porsiyonda yaklaşık 300 mg kalsiyum içeren besinler;
225 gr süt, 30 gr parmesan peyniri, 90 gr kılçıkları ile birlikte sardalya

Bir porsiyonda yaklaşık 200 mg kalsiyum içeren besinler;
30 gr peynir, 1 porsiyon kalsiyum ilave edilmiş kahvaltılık gevrek

Bir porsiyonda yaklaşık 100 – 150 mg kalsiyum içeren besinler;
95 gr pişmiş kara lahana, 90 gr somon, 75 gr turp, 30 gr badem, 125 gr dondurma 130 gr kuru fasulye.

Yaşa ve cinsiyete göre günlük kalsiyum gereksinimi farklıdır yetişkin erkeklerde günlük gereksinim yaklaşık 1000 mg, yetişkin kadınlarda ve 70 yaş üzeri bireylerde günlük gereksinim yaklaşık 1200 mg olarak hesaplanabilir bu miktarları beslenme ile karşılayabilmek için bir porsiyonunda 200 mg veya daha fazla kalsiyum içeren besinlerden günde 4-5 porsiyon, bir porsiyonunda 100 – 150 mg kalsiyum içeren besinlerden günde 5-10 porsiyon tüketilmelidir. Vücut ağırlık kaybı ve ağırlığın korunmasına yönelik yapılan fiziksel aktivite türleri oldukça önemlidir, haftada 4 ila 6 kez 30-40 dk yürüyüş, jogging, tenis, dans gibi fiziksel aktivite türlerinin yapılması fit ve sağlıklı kalmanın yanında kemik sağlığının devamlılığına ve kemiklerin güçlü kalmasına yardımcı olmaktadır, sigara ve alkol tüketimine de dikkat edilmelidir .

0 Shares:
Bir cevap yazın
You May Also Like